İS
cavdarkizi.gcc
"Bir karanfil, yağsa yağmur, büyülense yeniden dünya..." [Y.T.]

Sevgi, öpücüktür.

Sevgi, şımartmaktır.

Sevgi, teyzenin saçını başını yolmaktır.

Sevgi, bazen de onun eşeği olmaktır.

Sevgi, yorgunluktan ölüyor olsan da onu kucaklamaya devam etmektir, sürekliliktir.

Sevgi, arkanı dönüp giderken tüm sevdiklerini de yanında götürebilmek, arkada kimseyi bırakmadığından emin olmaktır.

Sevgi, birlikte maceralara atılmaktır.

Sevgi, mutlu etmek ve mutlu ederken farkına varmadan ondan daha mutlu oluvermektir.

Kırılgan
Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Göz yaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
Gözü kara cesaretimden
Diyorlar : Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı
Murathan Mungan

Annem

Annem

Hani eski zaman masalları anlatır
Hüznümü huzura dolarsın
Kaşım gözümden çok içim bir parçan
Annem sen benim yanıma kalansın

Hani bir biblon vardı kırdığım
Üstüne ne kırgınlıklar yaşadın
Ama bil ki ben de parçalandım
Annem ben senin yanına kalanım

Annem annem
Sen üzülme
Sözlerin hep yüreğimde

Uzayan sohbet gecelerinde
Rolleri unutup dost oluruz
Bizi bağlayan bu kan değil yalnız
Annem biz birbirimize kalanız

Ben kararlı uçarken yolumda
Sen çatık kaşların altında
Katıksız sevgiyle bakarsın
Annem sen benim yanıma kalansın

Annem annem
Gel üzülme
Ben hala senin
Dizlerinde

(Candan Erçetin)


Babam

Babam

Ben hayatta en çok babamı sevdim,
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk,
Çarpı bacaklarıyla - ha düştü ha düşecek,
Nasıl koşarsa ardından bir devin..

O çapkın babamı ben öyle sevdim,
Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
Geldi mi de gidici - hep, hep acele işi,
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi,
Atlastan bakardım nereye gitti,
Öyle öyle ezber ettim gurbeti..

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
Bi helallaşmak ister elbet, diğ'mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu..

En son teftişine çıkana değin,
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için,
Açıldı nefesim, fikrim, canevim,
Hayatta ben en çok babamı sevdim...

(Can Yücel)


Pisi Sevgi, korumaktır.

Sevgi, tüm bunları ve daha birçoğunu, tek bir Seviyorum kelimesinin ardına sığdırabilmektir. Ve tek bir Seviyorum kelimesiyle tüm bunları ve daha birçoğunu yaşayabilmek, yaşatabilmektir. Sevgi, Seviyorum'un sorumluluğunu alabilmektir.

Veda Busesi
Orada öylece duruyor,
Botlarımın bağcıklarını çözerken,
Güle duyduğu aşkı anımsayıp
Geri dönen bülbülü düşünüyorum.
Ölümsüz yolculuğundan onu alıkoyan
Gerçekten bu muydu...
Aşk, koştuğu patikalara, kırmızı elbisesine ve kıyı sözcükleriyle dokunduğu el sallayışlarına;
İşte böyle apansız gün ortasında geri mi dönüyordu...
Ya o bir kez bile yanımda olmazsa...
Bütün bu seslerden nasıl kaçıyorum.
Evimin kendine çekilen gölgesini avuçlarımda sıkarak, kırasıya...
Deliler gibi özleyeceksin beni,
diye bağırıyorum.
Umay Umay

Sevgi, anneyle Akyaka'da yürüyüş yapmaktır.

Sevgi, boğazın eşsiz güzelliğine arkanı dönüp onun gözlerine bakabilmektir.

Sevgi, çocukla çocuk olmayı bilmektir.

Sevgi, dikiz aynasını da kullanarak bir kareye sığmaya çalışmaktır.

Sevgi, eve gelir gelmez onu kucaklamaktır.

Sevgi, güvenmektir, güven vermektir.

Sevgi, korumaktır, sakınmaktır.

Sevgi, ona bir şeyler öğretmektir.